Ormanın hikaye rafından
Son Bir Taş Daha


Işıltı Nehri'nin sincapları yarış yapıyordu.
Koşu yarışı değil. Taş sektirme yarışı.
Yassı bir taş atıyorsun, taş suyun üstünde seke seke gidiyor.
Herkes sesli sesli sayıyor: bir, iki, üç.
En çok seken kazanıyor.

Ori bu oyunu daha önce hiç oynamamıştı.
Ama kazanacağına çoktan karar vermişti.
"Bu yarışı ben kazanırım!" dedi Ori.
Sözler ağzından çıkıverdi. Hep öyle olur.
Nehir hiçbir şey demeden akıp gidiyordu.

Twillan Mosswhistle bu yarışın hakemiydi.
Yosunlu bir şapkası, bir düdüğü, bir de tahta tabelası vardı.
Tabelada BAŞLA yazıyordu.
Ama tabela nehri değil, koca bir ağacı gösteriyordu.
"Harika," dedi Twillan.

Ori kıyıdaki bütün taşlara tek tek baktı.
Sonunda yassı, gri, küçücük bir tane seçti.
Taşı gözünün önüne kaldırıp iyice inceledi.
"Bu taş hızlıdır," dedi Ori. "Bakınca belli oluyor."
Sonra avucunu kapattı. Kimse alamasın diye.

Twillan düdüğünü çaldı. Birinci yarış.
İlk atışı sincap Hazel yaptı. Tıp, tıp, tıp, tıp, tıp.
Herkes saydı: beş. Öbür sincabın taşı dört kere sekti.
Sonra Ori hızlı gri taşını var gücüyle fırlattı.
Cup.

Taş bir kere bile sekmedi.
Dosdoğru aşağı indi. Acelesi vardı.
Ori taşı ta dibe inene kadar izledi.
"O deneme atışıydı," dedi Ori.
Deneme atışı diye bir şey yoktu.

İkinci yarış. Ori'nin yeni bir planı vardı: ALÇAKTAN.
Taşların üstüne uzandı. Burnunun ucu suya değdi.
"İşin sırrı alçaktan atmak," dedi. Ortalıkta kimse yoktu.
Cup.
Bir daha denedi, bu sefer daha da alçaktan. Cup.

Ori iki taş attı. İkisi de hiç sekmedi.
Sincapların taşları on bir kere sekti. Herkes saydı.
Ori parmağını havaya kaldırdı.
"Tamam," dedi. "Artık NE YAPMAYACAĞIMI biliyorum."
Hazel kayasının üstünden onu izliyordu. Hazel her şeyi görürdü.

Üçüncü yarış. Sonuncu yarış.
Hızlı taşa hızlı bir kol lazım, diye düşündü Ori. Hızlı kola da hızlı bacaklar.
Ori nehre doğru koştu.
Koştu, attı ve durmayı unuttu.

CUMBURLOP.
Bu sefer suya düşen taş değildi. Ori'ydi.
Su buz gibiydi.

Derken taşı gökten geri geldi.
Ori'nin kafasına kondu. Tak.
Ori güldü. Sincaplar güldü.
Bir tanesi gülmekten kayadan yuvarlandı.
Twillan düdüğünü çaldı. Üçüncü yarış bitmişti.

Sonra gülüşmeler bitti.
Ori soğuk suyun içinde durup saymaya başladı.
Birinci yarış. İkinci yarış. Üçüncü yarış. Hiçbirini kazanamamıştı.
Bunu kimse ona söylemedi. Ori kendi fark etti.
Kulakları düşüverdi.

Ori iki avucunu açıp baktı.
İki avuç. İkisi de bomboş.
Cepleri de boştu. Ori iki kere baktı.
Attığı bütün taşlar suyun dibinde kalmıştı.
Artık oynamak istemiyordu.

Hazel bunların hepsini kayasından görmüştü. Hazel her şeyi görürdü.
Kayadan indi, suya girdi. Ta Ori'nin yanına kadar geldi.
Ori'nin boş avucuna yassı, gri bir taş koydu.
O taş Hazel'in en iyi taşıydı. Kendi atışı için saklıyordu.
Sonra atış çizgisine geri gitti. Orada durup Ori'yi bekledi.

Ori de atış çizgisine doğru yürüdü. Suda olduğunu unutmuştu.
Çizmesi yuvarlak bir taşa çarptı. O taş hiç haber vermeden kaydı.
Ori suya oturdu. ŞAP.
Ori gülüverdi.
Hazel üç yarışı da kazanmıştı. Hazel de gelip suya oturdu.

Ori düşerken öbür eliyle suyun dibinden tutmuştu.
Şimdi avucunu açtı, ne yakaladığına baktı.
Yuvarlak bir taş. Bir tutam yeşil yosun, ucundan su damlıyor.
Öbür elinde Hazel'in taşı duruyordu. Onu daha atmamıştı.
Üçünü birden cebine koydu. Cebi artık boş değildi.

Ori suda oturuyordu. Cebi dolu, kulağının ucundan su damlıyordu.
"Bütün yarışları kaybettim," dedi yüksek sesle. Bir şey olacak mı diye.
Kulakları yukarıda kaldı.
"Bir daha oynayalım mı?" dedi hemen arkasından.

Twillan tabelasını ters çevirdi. Arkasında BİTİŞ yazıyordu. Aynı ağaç.
"Twillan!" dedi Ori. "Biliyor musun? Sonuncu oldum. Üç yarışta da."
Twillan duymadı bile. Gözü ıslak yeşil yosuna takılmıştı.
"Nehir yosunu!" dedi. "Bu yosunu ancak suya GİREN bulur."
Ori yosunu ona verdi. Twillan hemen şapkasına taktı.

Güneş alçaldı, su altın rengine döndü. Taş atmaya devam ettiler.
Hazel attı. Sincaplar attı. Ori attı. Ori bir daha attı.
Cup. Tıp, tıp. Cup. Cup, tıp.
Artık kimse saymıyordu. En güzeli birlikte oynamaktı.
Ori'nin ilk taşı bugün de suyun dibinde. Hızlı hızlı duruyor.
Senin yakınında da yassı bir taş vardır. Yarın gidip onu bul.
Sonra onu suya at ve çıkan sesi dinle.
Ori yosunu verdi, taşları cebinde tuttu. Sen olsan hangisini cebinde tutardın?
